Mevlana Şiirleri

Mevlana Şiirleri

ALLAHIM BU VUSLATI HICRAN ETME
Allahım bu vuslatı hicran etme
Aşkın sarhoşlarını nalan etme

Sevgi bahçesini yemyeşil bırak
Bu mestlere bahçelere kasdetme

Dalı yaprağı vurma hazan gibi
Halkını başı dönmüş zelil etme

Kuşunun yuvasının ağacını
Yıkma da kuşlarını perran etme

Kumunu ve mumunu karıştırma
Düşmanları kör et de şadan etme

Hırsızlar aydınlığın düşmanıdır
Onların işlerini asan etme

İkbal kıblesi yalnız bu halkadır
Umut kabesin öyle viran etme

Bu çadır iplerini öyle katma
Çadır senindir eya sultan etme

Yok dünyada hicrandan daha acı
Ne istiyorsan et de onu etme
MEVLANA CELALETTİN RUMİ

ANLATSANA
Gönül dostum anlatsana,
İlimizde Mevlana`yı.
Ulu zatın hoşgörüsü,
Yolumuzda Mevlanayı.
xxx
Kıymet verir her insana,
Ulvi görev düştü sana,
Çevir deyişik lisana,
Dilimizde Mevlana`yı.
xxx
Fetetti nice gönüller,
Ruzi mahşedeki kullar,
Bülbül sedasında diller,
Gülümüzde Mevlana`yı.
xxx
EZGİNİ geldik gideriz,
Hakka borcumuz öderiz,
Hatırdadır yad ederiz,
Telimizde Mevlana`yı.
MEVLANA CELALETTİN RUMİ

BİZİM CANIMIZA GELSİN
Hastalıklar senden uzak olsun, ey canlarımızın rahatı,
Ey gören gözümüz,
Kem gözler senden uzak olsun!

Bedenin sağlam olsun, ay yüzlü güzel,
Gölgen başımızdan eksik olmasın!

Gül bahçesine benzeyen yüzün,
O gönül otlağımız,
Ovamızın yeşilliği,
Nasılsa hep öyle kalsın,
Hep öyle taze, yeşil.

Bizim canımıza gelsin
Senin bedenine gelen ağrı.
MEVLANA CELALETTİN RUMİ

DEMEDİM Mİ?
Oraya gitme demedim mi sana,
Seni yalnız ben tanırım demedim mi?
Demedim mi bu yokluk yurdunda hayat çeşmesi ben’im?

Bir gün kızsan bana,
Alsan başını,
Yüz bin yıllık yere gitsen,
Dönüp kavuşacağın yer ben’im demedim mi?

Demedim mi şu görünene razı olma,
Demedim mi sana yaraşır otağı kuran ben’im asıl,
Onu süsleyen, bezeyen ben’im demedim mi?

Ben bir denizim demedim mi sana?
Sen bir balıksın demedim mi?
Demedim mi o kuru yerlere gitme sakın,
Senin duru denizin ben’im demedim mi?

Kuşlar gibi tuzağa gitme demedim mi?
Demedim mi senin uçmanı sağlayan ben’im,
Senin kolun kanadın ben’im demedim mi?

Demedim mi yolunu vururlar senin,
Demedim mi soğuturlar seni.
Oysa senin ateşin ben’im,
Sıcaklığın ben’im demedim mi?

Türlü şeyler derler sana demedim mi?
Kötü huylar edinirsin demedim mi?
Ölmezlik kaynağını kaybedersin demedim mi?
Yani beni kaybedersin demedim mi?

Söyle, bunları sana hep demedim mi?
MEVLANA CELALETTİN RUMİ

BAHAR
Sevgili tutmuş yularımdan beni,
Develer gibi habire çeker.
Esrik devesini böyle nereye götürür,
Böyle hangi katara?

Hem canımı çiğnedi benim o,
Hem bedenimi çiğnedi.
Gönlümü bağladı benim o,
Kırdı şişemi.

Ne iş yaptırmaya götürür, bilmem,
Nereye götürür beni.

Sevgili takar beni oltasına,
Atar karaya balık gibi.
Sevgili kurar gönlüme bir tuzak,
Avcıdan yana çeker sürür beni.

Bakarım tabiat başlar büyük işine:
Bulutlar gelir uzaktan
Katar katar, küme küme.
Bulutlar sular ovaları.
Bulutlar yürür dağlara doğru.

Uyanır açar gözlerini yeryüzü.
Gökler çalar davulunu.
Dalların gönlüne çeker gülün özü
en güzel kokusunu baharın.
Tohumun gönlü başlar vermeye tohum.
Ağaç durmadan söyler, döker içini.
MEVLANA CELALETTİN RUMİ

BAŞKA YARINLAR
Bugün yüzünde bir başka güzellik var senin,
Bugün dudağında başka bir tad var,
Boyunda başka bir yücelik.
Bugün kırmızı gülün bir başka daldan.

Ayın gökyüzüne bugün sığmamış.
Göklere benzeyen göğsün bugün daha geniş.
Hangi yanından kalktın bu sabah, söyle,
Bir başka kavga var dünyada senin yüzünden,
Dünyada bir başka gidiş

Biz senin gözlerinden gördük
Arslanlara meydan okuyan o ceylanı,
Başka bir ovası var o ceylanın bugün
İki cihandan da dışarı

Seven insanın ayağı mı yok,
İşte ona ölümsüzlük kapandı.
Yukarlarda onunla uçar gider.

Gözlerinin denizinde onu arama.
Oinci bir başka denizde.

Bakarsın bugün sever bu yürek,
Yarın sevilir bakarsın.

Yüreğimin özünde başka yarınlar var.
MEVLANA CELALETTİN RUMİ

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ